ƲƤ ƛƝƊ ƊƠƜƝ
Günlük realitenizde meydana gelen tüm olaylar aslında güneş sistemimizin tam olarak içinden geçmeye çok yaklaştığı foton kuşağının yüksek enerjilerinin bir sonucudur. Bazılarına “dünyanın sonu” hissiyatını veren tüm o negatif ve sevimsiz olaylar fiziki bedenlerimizin ve kısıtlı zihinlerimizin tasvir edemeyeceği oranda zengin plazma ışığı barındıran bu enerjilerin her şeyi ama her şeyi “açığa” çıkarmasının bir yan etkisidir. Nasıl bir hastalığınız için ilaç içmeniz gerekiyorsa fakat prospektüsündeki yan etkileri okuduğunuzda korkarsınız, işte daha yolun çok başında olmamıza rağmen yakın tarihte tam olarak etkilerini hissetmeye başlayacağımız foton kuşağının da dünyamıza ve 3. Boyut gerçekliğimize böyle yan etkileri bulunmaktadır.
Peki bu kötü mü? Bence kesinlikle hayır. Çünkü matrix'i delerek kendi kıyametini koparan, uyanışı seçen bizim gibi ruhlar ve tabi ki sevgili Gaia’mız asıl bu “ilacı” almazsa iyileşmeyecek! Bu ilaç (foton kuşağı) öyle mucizevi, olağanüstü bir dönüşüme uğratacak ki daha önce yaşadığımız hiçbir duyguya, mutluluğa, rahatlığa eşdeğer değil, inanın… Bambaşka bir realite bizleri bekleyen, daha önce hiç yaşanılmamış, hissedilmemiş… En azından bizim “Adem/Adam” devrimiz açısından konuşursak.
Yüzbinlerce yıldır karanlıkta bırakıldık ve artık gözlerimiz bile o kadar alıştı ki biraz ışık görünce afallıyoruz, dengemiz bozuluyor. Oysa ki, kendini o çok vazgeçilmez, biricik gören “insanlık” ne türünün ilk örneği ne de sonu olacak. Bizim döngümüz için konuşmak gerekirse, 10,800 yıldır karanlık bir çağ yaşıyoruz, hem de dibi gözükmeyen, soğuk, mutsuz bir karanlık. Fakat ne heyecan verici bir gelişmedir ki, artık bu devre sona eriyor ve bambaşka yepyeni bir çağa adım atıyoruz. Kolaylıkla mı? İşte orası biraz tartışılır…
Fakat şurası net, foton kuşağının etkisiyle, antik kaynakların, takvimlerin, bilge kişilerin ifade ettiğine göre 2,160 yıllık bir aydınlık çağa giriş yapacağız. Karanlık aydınlanmamak için savaşacak doğası gereği! Gitmek istemiyor çünkü, saltanatları bitsin, güçleri ellerinden alınsın istemiyorlar! Ve zayıflar… Belki de tarihlerinde hiç olmadıkları kadar zayıflar. Bunun birçok nedeni var. Bunlardan belki de en önemlisi bilime, ilime, ezoterik & astrolojik öğretilere çok ama çok önem veren bu kesim bir gerçeğin çok iyi farkında. İskenderiye Kütüphanesi’nden, Mısır, Çin piramitlerinden, Peru’den ve daha birçok kadim merkezden kaçırdıkları ve Vatikan’ın o soğuk, ciddi, ritüel dolu dehlizlerinde sakladıkları antik kitapların hepsinde aynı şey yazıyor; “Bu devre bitecek ve yerine aydınlık çocukların ışık bedenleri çağı başlayacak.”
🎬
VGV.ARC







Yorumlar
Yorum Gönder